Pazartesi, Nisan 08, 2013

Bas Rutten Suadiye'de!

Bas, Evrenol kardeşlerle
Cuma sabahı GLORY 6 tartılma ve ve kurallar toplantısı için Suadiye Otel'e gittiğimde Bas Rutten, Stephen Quadros, Gökhan Saki, Daniel Ghita ve daha bir çok dövüş dünyasının ikon isminin orada olacağını biliyordum, ama yine de insan güneşli bir Suadiye sabahında Roberts Coffee'de yeşil tshirt'üyle Bas Rutteni kendi gözleriyle görünce şaşırmadan edemiyor.

Cuma günü Suadiye Otel'in hemen yanındaki Beyaz Fırın ve Roberts Coffee'deki ortam görülmeye değerdi. Her taraf dev gibi adamlar, kel kafalı eski toprak antrenörler, herkes eşofmanlı, takım logoları, güneş gözlükleri, altın zincirler, kaslar ve demir gibi sporcular... Ertan Balaban walkout tshirt'leriyle tartılma sonrası takım olarak güzel bir ziyafet çekiyoruz... Kafamı bir çeviriyorum yan masada Gloden Glory ekibi börek yiyor... Karşı tarafa bakıyorum Team Saki tshirt'lü adamlar kahve içiyor, yanımızdan gülerek geçen Murat Direkçi bling bling pırlantalı şapkasıyla Ertan'a selam veriyor. Yıllardır internetten indirdiğimiz karanlık videolarda, ringlerde, salonlarda, yahut Eurosport'un ışıklarının altında ve türlü fotoğraf ve parıltılı enternasyonel ortamda izlediğimiz adamları pırıl pırıl güneşli bir Suadiye'de görmek, onlarla aynı ortamı solumak gerçekten sürreal bir tecrübeydi.

O gün orada Bas Rutten'le fotoğraf çektirip ufak bir sohbet ettik ama koleksyonumdaki Bas Rutten figürünü imzalatacak vaktim olmadı. Ancak GLORY 6 heycanı geçtikten sonra, Pazar akşamı arabama atlayıp Suadiye Otel'e gittim. Bas Rutten'in otelde olacağını beklemiyordum. Planım oteldeki görevlilerden birine figürü bırakıp, Bas Rutten'e yarın çıkış yaparken imzalatmasını rica etmekti. Gittiğimde bana Bas Rutten'in odasını bizzat arayıp sorabilceğimi söylediler. Aradım... 4 defa çaldıktan sonra tam kapatacaktım ki birden karşımda "Yo!" diye bir ses. Bas Rutten telefonu açtı. Yüzümdeki gülümsemeye engel olamadan, hemen "merhaba ben Ertan'ın ekibindenim böyle böyle size Bas Rutten figürümü imzaltmaya geldim lütfen" falan dedim. Gel odaya imzalayayım dedi. Allah dedim.

Merdivenleri çıkıp adamın odasına geldim. Kapı aralıktı. "Hello come in", diye gayet sempatik bir şekilde içeri davet etti. Oda oldukça ufak bir odaydı. Şaşırdım hatta. Ben herhalde dev bir suit bekliyordum, bilemiyorum. Bas Rutten şort tshirt'le yatağın kenarına oturmuş telefonunda bişeyler yazıyodu. Neyse eksik olmasın güzel güzel imzaladı. El yazısı da baya iyiymiş. Sonra da bizim Mata Leon Kimonos reklamından bahsettim. retweet ederse atarsa çok sevinceğimi söyledim ve tahminimden çok daha heycanlanarak yaptığım bu ufak görüşmeyi sonlandırıp odadan teşekkür ederek çıktım.

Dönüşte evimin yanındaki otoparka gelince farkettim ki meğerse o heycanla arabanın anahtarını valede unutup eve gelmişim! Araba durdu mu bi daha çalışmıyo. Otomatik bip bip anahtarlardan.. Otoparkın girişini tıkamış olduk. Neyse telefon ettik rica ettik taksiyle anahtarı yolladılar. Eve geldiğimde, Mata Leon Kimonoları'nın sahibi Emre Sarısoy heycanla aradı. "Olm Bas Rutten'in tivitini gördüm, beraber misiniz? Yataktan kalktım pantolonu giydim geliyorum" diyor :) Durmu anlattım. O da gülerek bana o zaman Bas Rutten'in diğer tivitine de bir bakmamı söyledi.
Evet, dün gece 37 dakikada 1000küsür like alan o mesajda bahsettiği adam benim. Ve evet, Bas Rutten gerçek bir centilmen sporcu olduğunu yine kanıtladı! :) Sevgiler saygılar...


2 yorum:

ANIL DAL dedi ki...

5 metre yaklaştım da bileti imzalatamadım adama yaa.

Jhannibal vaynshtein dedi ki...

kendin bilerekten anahtari birakmis olmayasin?)))

Yorum Gönder