Pazar, Temmuz 24, 2011

Türkçe MMA terminolojisine dair...

Arkadaşlarımızdan Galip Dursun'un Türkçe MMA terminolojisiyle ilgili yazdığı yorumu hepinizle paylaşmak istedim:

Arkadaşlar, bu "fight-card", "slugfest", "body shot", "jab", "rakibin striking'ine saygı duyarak dövüşmek" fln... bu laflar o güzel, donanımlı, ilgili-araştırmacı-bilgili anlatımlarınızda o kadar kötü, o kadar özenti ve yapay duruyor ki anlatamam. Yani araya sıkışmış iki kelime ile bilgi dolu paragrafları gözden düşürüyorsunuz bence. 

"Alçak-tekme" yerine "lowkick" diyeni yakarım lan!

Rica ediyorum Türkçe'de bu kelimelerin çoğunun karşılığı varken (rakibin darbe / vuruş yeteneğine-bilgisine göre temkinli davranmak- hafife almamak, vücuda-gövdeye darbe, direkt yumruklar, yere indirme, yere yapıştırma, dövüşçü eşleşmesi vs.) ya da Türkçeleştirilmeleri mümkünken diğerlerini kullanmamaya çalışın / çalışalım.

Tabii ki bazı kelimeler (raund, boks, direkt vb.) yerleşmiş olabilir. Fakat bu kelimeler çok daha evvelden gelip yerlerini oturtmuş şeyler. Onlar da rahatsızlık verici ama daha fazlasını ekleyip anlaşılmaz bir hale çevirmeyelim konuşmalarımızı.

MMA daha yeni. Özellikle Türkiye'de insanlar ya canilerin hoşuna giden bir vahşet sporu ya da zengin çocuklarının yeni eğlencesi gözüyle bakıyorlar bu spora. Çok az insan uygulayıcı olarak yaymaya çalışırken hele ki ortada felsefesinden bahseden donanımlı kişiler yokken bir de biz böyle karma, özensiz bir dil ile daha fazla kötülemeyelim bu sporu.  - teşekkürler. 


Galip, bildiğiniz gibi Kansporu olarak daha ilk günden beri özenle üstünde durduğumuz bir konuya değinmiş. Ancak yine bildiğiniz gibi bütün çabalarıma rağmen benim de tercüme etmekte çok zorlandığım kelimeler oluyor. Mesela ben özellikle "event", "jab", "slugfest" ve "submission" kelimlerini Türkçe'ye çevirmekten vazgeçtim. Hatta "Submission teriminin Türkçesi" için sitede anket yapmaya kadar götürdüm işi. Kansporu artık 2.5 senedir internette Türkçe MMA'in portalı durumuna gelmiş olduğu için burdaki terminolojinin çok önemli olduğuna (ve olacağına) inanıyorum. Bu konuda hepinizden destek, yorum ve katkılarınızı bekliyoruz...

Not: Londra'da çıktığım bir muay-thai maçı esnasında köşemden İngiliz koç bana "lowkick lowkick!" diye bağırarak sesini duyurmaya çalışıyormuş. Bakmış ben duymuyorum, yine köşemde yanındaki Alpagu Sayar'a dönmüş "What's lowkick in Turkish? Shout him in Turkish!" demiş. Alpagu da bir an kalakalmış ve lowkick diye bağırmaya başlamış o da...
Bu hayatın içinden hikayemizin ana fikrinde de görüldüğü gibi, dilin yaşayan bir unsur olduğunu da unutmamalı ve kullanışlılık faktörünü de göz önünde tutmalıyız.

9 yorum:

Mete dedi ki...

Acikcasi cok zor bir konu bu... kim bu kelimelerin dogru tercumesini bulacak?
hani bazi terimlerin karsiligi var, olanlari kullanalim, buna katiliyorum.. yeni terimler geldigi zaman guzel oturan bir turkce kelime buluyorsak kullanalim ama bu is o kadar kolay degil. hele bu blogda birden fazla yazar varken.. yada Turkce birden fazla mma blogu varken...
Mesela striking darbe/vurus yenetenegi bilgisi.. yani anliyorum dogru bir tercume ama yazilar okunmayacak bir noktaya varacak...

yere indirme, yere yapistirma, acikcasi bunlarin ne oldugunu tam bilemiyorum suan...

Son olarak sunu solemek istiyorum. Amacim Galip'in yazdiklarinin tersini ispat etmek kesinlikle degil... Bence MMA konusup, tartismak ile Turkce dilini ayakta tutmaya calismanin bir orta noktasi bulunmali...

Ben Amerika'da yasadigim ve Turkce'den biraz uzak kaldigim icin bu konuya cok hassas bakmiyorum.. Bana kalirsa olay MMA konusmak, sporu tanitmak... bunu yaparken Turkce terimler bulursak ne ala.. cok guzel olur.. ama Turkce yazicam diye okunmicak bir makale yazmanin alemi yok..

Bence onemli olan tek bir konu var, okurlarimiz yazdiklarimizi anlayabiliyor mu? Anlama zorlugu varsa kesinlikle o yabanci terim kullanilmamli.. ama %99 lowkick nedir biliyor ise alacak tekme yazmaya calismanin katigi deger ne kadar olur onu bilemiyorum...

Gabe dedi ki...

Can konuyu gündeme getirdiğin için saol. ben unutulup gitti bu anlattıklarım diye düşünüyordum :)

Dil canlı bir şey ve her dönem kelimesel anlamda farklılık gösterebilir. çevresinden etkilenir ve içselleştireceği, alıp vereceği kelimeler terimler olur. Okunmaz bir makale ortaya çıkarma kaygısına ben de katılıyorum. Ama hepten de kendimizi kaptırmayalım. zira bu sporu anlatırken sıradan biriyle en temel konularda iletişim kuramıyorsak sıkıntı var demektir. Yeni kelimelerle hafif kırık aksan, anlaşılmaz kelimelerle dolu bir MMA Dili oluşturmaktansa dilimizin içinde varolan terimleri kullanmak, o kelimelerden yeni kelimeler üretmek sporu tanıtmak paylaşmak namına daha etkili olacaktır. Amaç anlaşılır olmak..

Aslında bir çalışma yapılabilir. Sonuçlar Burada sunulur, paylaşılır. güreş ve boks çok daha önceden gelip toplumumuzda yer ettiği için birçok şeyin karşılığı var türkçede. kaldı ki atasporumuz kısmına çok katılamasam da türkiye'nin ciddi bir güreş geçmişi (bkz. Kırkpınar) var.

birkaç örnek yazalım mesela.

jab: sol direkt
cross: sağ direkt
kroşe ve swing aynen kullanılıyor.
striking: öncesinde "boks'u iyi" olarak tanımlanırken işin içine muay thai ve kickboks türevleri girince biraz karıştı bu kısım. "Ayakta dövüş bilgisi" bir öneri mesela. "Stand-up Game"in de striking'e referans ettiğini düşünürsek mantıklı görünüyor. bu terim biraz daha düşünülebilir.
single leg shot / takedown: tek dalmak, yere almak
double leg shot / takedown: çift dalmak, yere almak
guillotine choke: boyunduruk
arm, leg, ankle, knee bar: kle, kol bilek diz kilidi, kilit vurmak diye bir güreş terimi de mevcut.
event: etkinlik, organizasyon (bkz. nasıl da yerleşmiş dilimize)

yerine göre submission farklı kullanılabilir. terim ve fiil olarak.
fiil olarak "submission": pes ettirme
terim olarak "submission" için yine güreş kullanılabilir. zira grappling için ayrıca bir terim kullanılmamış türkçede. yine de güreş tuş ettirmenin dışında pes ettirmeyi de hedefleyen bir yapıya sahip.

lowkick terimine de katılıyorum. zira çok yerleşmiş bir terim, aynen boks terimleri gibi.

Bu konuda güzel bir çalışma yapılabilir. ben varım şahsen. bir liste yapalım, uygun şeyler bulabileceğimizi düşünüyorum.

Can Evrenol dedi ki...

Liste çok güzel fikir Gabe,
senin yazdıkların içinde bana zor gelenler bi kere öncelikle 'jab'
solak bir adamın jab'ine ne dicez peki?

single leg shot, cross, arm bar, knee bar bunların hepsinin türkçesi ok ben de onları kullanıyorum zaten.

'Striking' zor. Bazen vuruş diyorum bazen yumruk ve tekmeler diyorum. ama biraz zorlama olmuyor değil. Striking hiç demedim sanırım.

'Submission' en zoru. Pes ettirme dediğin şey 'tap' sonuçta. O yüzden pes ettirme diyemezsin.

'Grappling' için yer oyunu diyorum ama aslında o da 'ground game'

'lowkick' yerine ben alçak tekme yazıyorum blogda. Ama konuşurken lowkick diyorum sanırım.

'Event' için organizasyon denilebilir ama tam karşılığı değil ya. Çok zorlanıyorum bunda.

Gabe dedi ki...

grapling yer oyunu ama güreşin bir alt branşı gibi mi sence? submission wrestling, grappling ayrı güreş tipleri gibi geliyor bana.

jab, direkt vuruş, önden çıkan yumruk. normal bir duruşu varsa dövüşçünün sol, ters bir duruşu varsa sağ direkt olabilir.

aslında bir araya gelip sesli düşünmek ne güzel olur. çok daha hızlı gelişir, sonuç verir. senin önerebileceğin terim var? solak bir dövüşçüde sağ direkt denebilir :) düşünüp, konuşup geliştirmek lazım.

Deniz dedi ki...

event: gece, dövüş gecesi.. yani biz hep gece düzenliyoruz :)
main event: gecenin maçı..
(veya "etkinlik"tir "event" düpedüz)

benim de bir listem var. kısmen eğreti, kısmen bence isabetli. tez vakitte paylaşacağım.

meselenin gündeme gelmiş olması çok güzel. ortak jargon oturtup kullanabilmek çok isabetli olacaktır. joe rogan'dan derme çatma ingilizceli bir brezilyalıya kadar herkes aynı ifadeleri benimsemiş. ingilizcedeki bu yekpareliğe hep imrendim. türkçemize bunu kazandırmak doğal bir gereksinimdir. üstelik eğlenceli :)

Deniz dedi ki...

slugfest.. karşılıklı tekmelerle olanına "slugfest" denmiyor. yumrukların tek bir taraftan gelmesi durumunda da "slugfest" olmuyor. hem karşılıklı hem de yumruklarla olanıdır "slugfest", benim bildiğim. o zaman "yumruklaşma" demek ki anlatılmak istenen :)

Can Evrenol dedi ki...

Bence mümkün olduğunca dilimizde karşılığı olan herşeyi yüzde yüz türkçe kullanmalıyız. Onun dışında kalan yeni terimleri ise olduğu gibi ingilizceyse ingilizce portekizceyse portekizce kullanmalıyız. Sonuçta bunlar da birer terimdir.

Terim söz konusu olduğu zaman da kısa ve kullanışlı olması kaçınılmaz bir unsur. Köşe vuruşu yerine 'korner' demek, veya topu elle oyuna kenardan sokma gibi birşey yerine 'taç' demek, sepet demek yerine 'basket' demek gibi. 'Aut', 'aparkat', 'kroşe', 'gol', 'faul', 'vole', 'smaç', 'röveşata', 'ofsayt', 'vs vs...

tabi istisnaları da var. Daha kısa ve anlaşılır olmasına rağmen 'steps' yerine 'hatalı yürüme'yi kullanıyoruz.
Veya bir spor terimi değil ama güzel bir başka örnek; 'Komputer' yerine 'bilgisayar' diyoruz.

Hangi kelime hayatta kalıyor, hangisi değişiyor, hangisi doğuyor kestirmek çok güç.

bakınız: Submission'ın Türkçesi http://kansporu.blogspot.com/2011/01/submissionn-turkcesi.html

Gabe dedi ki...

submission rakibi pes ettirmek, tap out ise bir alt fiili, pes etme eylemi. bence submission'a "pes ettirmek" denebilir. bunda bir sıkıntı yok. tamamen aynı şeyleri düşünüyorum seninle can.
ingilizce terim ve türkçe anlamını içeren şekilde bir anlatım, anlaşılır olmak için iyi bir yöntem olabilir. Mesela " xxx mükemmel bir submission zaferi aldı, rakibini pes ettirdi." gibi bir kalıp da kullanılabilir. Deniz slugfest ve diğer belirttiğin konularda seninle de aynı şekilde düşünüyorum. bence liste yapalım, sonra da karşılaştırıp en doğrularından küçük bir terim sözlüğü hazırlayalım.

Defensive dedi ki...

ekol hoca

teşekkürler

Yorum Gönderme