Salı, Kasım 23, 2010

Murat Kazgan İngiltere'de dövüşecek!

Murat Kazgan'ın kendi ağzından aldığım ve dün Posta gazetesinde çıkan bir haber, Türk MMA sahnesi adına oldukça sevindirici. Murat, 2011 Mart ayında, İngiltere'de Strength & Honour adlı MMA organizasyonunda dövüşecek.

Strength & Honour X adlı gecede (organizasyonun 10. event'i), Murat eğer maçı kazanırsa boşta olan lightweight (hafifsiklet) kemerinin de sahibi olacak. Murat'ın profesyönel bir dövüş rekoru olmamasına rağmen bir kemer maçına seçilmesi hakikaten büyük bir şans. Organizasyon yetkililerin Murat'a duydukları güvenin göstergesi olsa gerek. Murat da Bu şansı inşallah en iyi şekilde değerlendireceğim diyor.

İlerleyen günlerde organizasyonun sitesinde ilgli haberler çıkınca tekrar buradan bildireceğiz. Kendisine şimdiden iyi şanslar diliyoruz!

Pazar, Kasım 21, 2010

UFC 123: Rampage, PRIDE şarkısıyla çıkarak baştan kazandı!

Rampage salona PRIDE şarkısıyla girdiği an ayağa kalkıp bir izleyiciden bir taraftara dönüşüverenlerdendim dün gece. Muhteşem bir hareket ya. Tüylerim diken diken oldu. 'Benim sizden farkım bu!' diyordu adeta Rampage bu hareketiyle salondakilere... (dinle: PRIDE FC açılış müziği)

Şimdi, dün gece Rampage'in aldığı galibiyetin haklı olduğunu düşünen bir tek ben miyim? Yani ilk 2 raundu Machida'ya verebilir misiniz? Bence veremezsiniz. Son raundu da Machida'nın 10'a 8 almadığı aşikar. Birinin bir raundu 10'a 8 alması demek hakikaten rakibi mahvetmesi demek. 2 kere 'knockdown' (yere düşürmesi) veya 'saved by the bell' (zille kurtulmuş) olması falan lazım. Bu 3. raundu Machida'nın 10'a 8 almış olmasının hiç bir imkanı yoktu yani.

Bugün bir MMA sitesi (bloodyelbow), bu maçın 3 raund oynatılarak bu maça haksızlık edildiğini söylüyordu. Böylesine üst kalite 2 dövüşçünün maçının 5 raunddan aşşağı olmasının mantıklı olmadığından bahsediyordu. Ama Machida'yı biliyorsunuz. Bu maç 5 değil 7 raund da olsa da Machida aynı şeyi izleyecektik. O yüzden hiç acımadım doğrusu Machida'ya. Rövanş maçında da farklı birşey olacağını beklemiyorum.

Başka sitelerde ise 10 puanlı skor sisteminin işlemediğinin kanıtı deniyor bu maç için. Zaten ben bu skor sistemini başından beri sevmiyorum. Dövüşü raund raund değil de, Japonya'da olduğu gibi bir bütün olarak değerlendirmek daha mantıklı bence. Onun dışında bir de şu var ki; bana kalsa UFC'deki maçların 5'te 1'ine ben beraberlik veririm zaten. Veya K1'deki gibi ekstra raund oynasınlar derim. Çünkü bu split decision ile biten maçların çoğunun hakkı beraberlik oluyor aslında.

Bu arada Kansporu anketimize katılanların 5'te 4'ü de yanılmış oldu Machida kazanacak derken. Keza Sherdog'da da çoğunluk Machida diyordu. Bakalım rövanş için beklentiler nasıl olacak...

Pazar, Kasım 21, 2010

UFC 123: BJ Penn'in heykelini diksinler artık Hawaii'ye

Rampage vs. Machida maçını boşverin. UFC 123'ün adamı tabi ki Bj Penn'den başkası değildi! Yaşayan efsane Matt Hughes'un 22 saniyede nakavt olması karşısında şok olmayan var mı aranızda? Evet Matt Hughes 37 yaşında. Ama 37 olmasına rağmen Hughes'un bir önceki maçına bakarsanız, artık Hughes da yaşlanmış, bitmiş demeniz mümkün değil. Çünü BJ Penn'in 22 saniyede nakavt ettiği Hughes, daha yeni, bu sikletteki en iddialı adamlardan biri olan Ricardo Almeida'yı ilk raundda bitirmiş olarak çıktı bu maça. Yani neresinden bakarsanız bakın BJ Penn'in aldığı bu flaş galibiyet parıl parıl parlıyor!

Penn için bir sonraki adım bence ya 2 kere yenilmiş olmasına rağmen tekrar gidip Frankie Edgar'la 3. kere dövüşmek, ya da Gray Maynard...

EK: Şimdi bloodyelbow'da okuduğuma göre BJ Penn'in rakibi hemen belli olmuş bile: Penn'in normal sikletinin bir üst sikletinden dünyanın en iyi 2. welterweight'i kabul edilen Jon Fitch!

Çarşamba, Kasım 17, 2010

Greg Jackson ve taktiksel dövüşçüleri

Greg Jackson... 2009'un "en iyi MMA koçu" ve "en iyi gym" ödüllerinin sahibi. Fight! dergisi tarafından 2009'un "MMA dünyasının en güçlü 10 insanı" sıralamasında 9 numarada gösteriliyor. Sherdog'un verilerine göre Jackson kampının dövüşçülerinin galibiyet yüzdesi %80...

Raund aralarında dövüşçüleriyle aşırı sakin bir şekilde konuşan adam olarak tanırsınız belki de onu.

Ancak birçoklarına göre oyunu öldüren, kaçak dövüşmeyi yücelten, MMA'in istenmeyen adamı o... Taktiksel dövüşmek adına maçları sayıyla kazanmaya yönelik, rakibini bitirmektense puanla önde kalmayı hedefleyen bir zihniyetin simgesi...

Jackson kampının öğrencilerini yakından tanıyorsunuz: GSP, Rahsad Evans, Nate Marquardt, Diego Sanchez, Shane Carwin, Kenny Florian, Keith Jardine, Jon Jones, Joe Stevenson, Roger Huerta, Kyle Noke, Clay Guida, Andrei Arlovski, Akiyama, Melvin Guillard, Brendan Schaub ve diğerleri...

Bu dövüşçülerin hepsi için aynı şeyi söyleyemeyiz tabi ama çoğu (GSP ve Rashad başta olmak üzere) tempoyu arttırmak yerine düşüren, dövüşmekten kaçarak sayıyla kazanmaya çalışan taktik dövüşçüleri. En son geçtiğimiz haftasonu Marquardt'ın yenilgisinden sonra Dana White'ın eleştrilerinin hedefi oldu Jackson. Dana White'ın da sonunda bu konuya parmak basmasına çok sevindim açıkçası. Bloodstain Lane, aylardır Jackson kampına giydire giydire bitiremedi. Ne mutlu ki sonunda en tepeden, Dana White'dan da bir eleştiri geldi. Dana: "Neden bilmiyorum ama Jackson kampının dövüşçülerine köşelerinden devamlı olarak önde olduklarına ve kaçak dövüşmlerine dair telkin geliyor. Marquardt vs. Okami maçında da aynı şey oldu. Marquardt da bu gece maçı kazandığını sanıyordu. Bu olay, Jackson kampının dövüşçülerinde hep oluyor!"
Kaynak: http://mmajunkie.com/news/21398/white-disappointed-with-ufc-122-main-event-points-blame-at-renowned-trainer.mma?utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed:+mmajunkie+%28MMAjunkie.com+Feed%29&utm_content=Twitter

Akiyama ve koçu Greg Jackson, Yavin gezegeninde antremanda

Çarşamba, Kasım 17, 2010

Jean-Claude Van Damme 50 yaşında ringe çıkıyor!

Fotomaç gibi "bakın biz şu tarihte bu haberi vermiştik" demeyi çok sevmesem de, bazen kendime engel olamıyorum. İşte o anlardan biri... Kansporu'nda 2010 Ocak ayında söylenti olarak geçtiğimiz haber bugün resmen açıklandı!
Evet, Ertan Balaban'dan sonra Jean-Claude Van Damme da profesyönel dövüş hayatına geri dönüyor beyler! Tarih: Temmuz 2011, Yer: Las Vegas, Rakibi: Somluck Kamsing
Van Damme'ın 37 yaşındaki rakibi Somluck Kamsing, profesyönel bir Thai Boksçu olmakla beraber, 1994 Asya Oyunları ve 1996 Atlanta Olimpiyatları'nda boksta 2 altın madalya sahibi. Son maçını 2004'te yapmış.

Van Damme'ın gençliğinde çok iyi bir kickboksçu olduğunu biliyoruz. Hollywood'a gelip oyuncu olmaya karar vermeden önce 22 maçta 20 galibiyeti 2 mağlubiyeti bulunuyor. Ve bu 20 galibiyetin 20'si de nakavtla gelmiş! Ev son 1981'de dövüşen Van Damme, Temmuz'da 50 yaşında olacak.

Salı, Kasım 16, 2010

Ertan Balaban kafese!

Amerika'da, üniversite eğitimi esnasında 5 profesyönel kafes maçına çıktıktan sonra ülkesine geri dönen Ertan Balaban, uzunca bir aradan ve yoğun bir BJJ eğitiminden sonra tekrar kafese dönüyor. Evet, Türkiye'de MMA'de öncü ismi Ertan Balaban, Aralık 19'da Slovenya'da WFC'de dövüşecek.
Ertan bugün 27 yaşında. Bir anlamda ilk dövüşüne çıkar gibi... Çünkü Ertan'ın son maçından bugüne hem yıllar geçmiş, hem de bu spor almış başını gitmiş durumda. Ancak Ertan enteresan bir adam. Allah vegisi bir güce ve yeteneğe sahip. Amerika'da çıktığı 5 maçın 5'ini de kazanmış. Salonu kickboks, jiujitsu ve çeşitli başka dallarda kupalarla dolu. UFC kasetleri, Van Damme filmleri deseniz hepsi VHS! Ama daha da önemlisi biz Türkiye'de MMA'le ilgilenenler çoğumuz daha MMA ne demek bilmezken o kafese adım atacak cesareti kendinde bulabilmiş.
Ertan Balaban, kurucusu olduğu MMA Istanbul ve Burak Değer Biçer'in BJJ takkımı BRASA TR'nin birleşerek oluşturdukları CORVOS takımının bir üyesi olarak dövüşecek. Bu, CORVOS takımının da ilk resmi MMA maçı olacak. Heycanla bekliyoruz ve şimdiden bol şans diliyoruz.
Corvos MMA facebook: http://www.facebook.com/pages/Equipe-Corvos-Istanbul/138627992847368
Corvos MMA web: http://www.mma.com.tr/

Salı, Kasım 16, 2010

Türkiye'de ilk MMA event'i 5 Mart 2011'de!

Eveeeeet... 1996 yılında ATV'de yayınlanan Tatemi'yi saymazsak.., Türkiye'de yapılacak ilk MMA event'i 5 Mart 2011'de İstanbul'da!!

2006 yılında Slovenya'da kurulmuş olan WFC, Balkanlar'ın öncü MMA organizasyonu haline gelmiş durumda. WFC'nin Türkiye çıkarması umarım Türkiye'de kalıcı bir MMA sahnesine vesile olsun! Tarık Solak Production'larındaki gibi sporla alakası olamayan, sadece "Türkiye! Türkiye!" diye inleyen ve sonunda ringi basan hanzolar olmasın...

http://www.wfc.si/news/wfc-is-coming-to-istanbul

Pazartesi, Kasım 15, 2010

Andy Hug'a saygı duruşunu unutmadan...

1996 K-1 şampiyonu, 1997 ve 1998 K-1 finalisti olan Andy Hug, modern dövüş sanatları dünyasının en simgeleşmiş isimlerinden biri. Bu Ağustos ayında ölümünün 10. yıl dönümünü geride bıraktığımız Andy, ölümünün aniliği ve şok ediciliğiyle de hatırlanıyor. Öyle ki, Andy, 2000 yılının Haziran ayında Mirko Cro Cop'u yeniyor. Ardından Temmuz ayında Nobu Hayashi adlı bir başka dövüşçüyü de yeniyor. Ve Ağustos ayında acute lösemi teşhisi koyulduktan 1 hafta sonra vefat ediyor.

Axe kick (balta tekme) ve baldıra attığı döner topuk tekmeleriyle ünlü olan Andy, K-1'in sahibi Kazuyoshi Ishii tarafından onursal samuray ödülü alan tek dövüşçü olma özelliği taşıyor.

Andy Hug'ın benim için de yeri ayrı. MMA nedir bilmezken, ilk olarak 2001-2002 yıllarında K-1 videoları izleyerek bilgisayarımın başına kitlenirdim. O zamanlar en çok Aerts, LeBanner, Hoost, Sefo ve Andy Hug'ı izlerdim. O yüzden benim için yeri ayrıdır.

Ağustos ayında bu yıldönümünü fark etmemiş olduğumuz için özür dileyip, geç de olsa Andy Hug'ı ölümünün 10. yıldönümünde anmak istedik. Huzur içinde yatsın...

http://en.wikipedia.org/wiki/Andy_Hug

http://www.youtube.com/watch?v=tb6BbwKiPHQ

http://www.youtube.com/watch?v=yL-HfNJjQI0

Pazartesi, Kasım 15, 2010

Silva-Belfort galibiyle dövüşecek isim belli oldu: Yushin Okami

Sherdog ve Yahoo Sports tarafından dünyanın en iyi 6. ortasiklet MMA'cisi olarak gösterilen Yushin Okami, Almanya'da gerçekleştirilen UFC122'de Nate Marquardt'ı mağlup ederek kemer maçını haketti. 2006'dan beri UFC'de dövüşen Okami'yi sonunda bir kemer maçında görmek güzel.
Ama Okami'nin hem Franklin'e hem de Sonnen'e yenildiğini hatırlayınca, acaba yine Anderson Silva'nın rakibiyle dalga geçeceği bir maç bizi mi bekliyor diye düşünmeden edemiyorum...

Cumartesi, Kasım 13, 2010

Ertan Balaban ve Corvos, NTV SPOR'da! bu Pazar

Ertan Balaban ve Türkiye'nin öncü MMA klubü CORVOS, bu Pazar 15.00'te canlı yayında NTV SPOR'da Burcu Esmersoy ve Ercan Taner'in sunduğu Spor Aşkı programına konuk oluyor. Kaçırmayın! Ülkemizde MMA adına güzel bir pencere olacağı şüphesiz.

http://www.mma.com.tr/


Arşivden, ilgili haberler:
http://kansporu.blogspot.com/2009/05/ertan-balaban-brezilyadan-bronz-madalya.html
http://kansporu.blogspot.com/2009/02/ertan-balaban-ve-mma-istanbul_25.html

Cumartesi, Kasım 13, 2010

Hünkar Kılıç'ın Bosna'daki savaşı

Ertan Balaban ve Corvos MMA bağlantısıyla tanıdığım genç ve yetenekli kickboksçularımızdan Hünkar Kılıç, Bosna'da Sarejevo Fight Night 2'de rakibi Josip Vidovic karşısında çok iyi bir maç çıkarttı.
İzle: http://www.youtube.com/watch?v=tn12vmHgOxA&feature=share

Videoda 4.40'a dikkat. Bu harekete rağmen Kılıç aynen ayağa kalkıp devam etmesini biliyor. Bonjansky fln olsa 5 dakika yerlerde yuvarlanır ağlardı herhalde

Cumartesi, Kasım 13, 2010

Tarihten Sayfalar: Shogun'ın Yılan'ın başını ezdiği maç

Cyrille 'The Snake' Diabate... MMA dünyasında onu PRIDE'da Shogun'un kafasını ezdiği yılan olarak tanıyoruz. 2006 yılında bir anda gökten zembille iner gibi o zamanlar PRIDE'ın en önemli yükselen yıldızı olan Shogun Rua'nın karşısına çıkartılmıştı kendisi.
Shogun ki o sıralar gerçekten PRIDE'ı kasıp kavuruyordu! (şimdi UFC'de olduğundan daha da flaş bir şekilde!) Öyle böyle değil... O zamanlardan Shogun'ın birkaç maçına bakalım hemen:

Shogun vs. Kanehera:
http://www.youtube.com/watch?v=xOabrAbBsXk&feature=related
Shogun vs. Overeem: http://www.youtube.com/watch?v=2o-cP9fQiks&feature=related
Shogun vs. Rampage: http://www.youtube.com/watch?v=OLwU9GGcEHk&feature=related
ve
Shogun vs Diabate: http://www.dailymotion.com/video/xdprk_shogun-vs-snake-vato-pvt_sport
Diabate aslında çok iyi başladı maça. Ayakta Rua'yı baya bir sersemletti ve herkesin saygısını kazandı. Ama maçın sonunda Shogun'ın kafasını tekmeleyip ezmesi (soccer kick ve stomp) akıllardan çıkmayan bir final oldu. Bakın Diabate o maçı şöyle anlatıyor: http://www.youtube.com/watch?v=rtFBJ6TDVfg&feature=related

Daha sonra aradan birkaç yıl geçti ve geçen sene TUF9'da striking (vuruş) koçu olarak karşımıza çıktı Yılan Diabate. Shogun mağlubiyetinden sonra küçük organizasyonlarda üst üste 5 galibiyet alan Diabate geçtiğimiz Mayıs ayında sosyal bağlantılarıyla olsa gerek UFC'deki ilk maçına çıktı ve Luis Cane'i adeta ezdi geçti. UFC'deki ikinci maçında ise UFC120'de Gustafsson'a rear naked choke ile mağlup oldu.
Sizleri 2006 yılında Diabate'nin Nawekawa'yı 2 defa nakavt ettiği görüntülerle başbaşa bırakıyorum: http://www.youtube.com/watch?v=bxlMCOCzzGo&feature=related (06.50'deki uçan dize dikkat!)

Cuma, Kasım 12, 2010

Overeem ne kadar iyi?

The Reem belgeselinin 9. bölümünü de geride bırakırken (www.thereem.com) kendi kendime düşünmeden edemiyorum. Alistair Overeem dünyadaki en iyi 3 ağırsikletten biri falan mı? Yoksa yalan mı?

Overeem'i PRIDE günlerinden beri takip eden ve çok sevenlerden biriyim. O zamanlar elinde tahta balyozuyla çıkan, ortalamanın üstünde, çok iddialı ve seyir zevki yüksek bir hafif-ağırsiklet dövüşçüydü. Ama en iyilerden değildi. Çok iyi hatırlıyorum, bir basın toplantısında "Fedor'la dövüşür müsünüz?" diye sorulduğunda, Overeem, "yeteri kadar para verirlerse dövüşürüm" diye gülerek cevaplamıştı.

Bugün bakıyorsunuz, Overeem, ağırsiklet Strikeforce şampiyonu! Japonya'da veya Amerika'da UFC dövüşçüleri hariç önünde durabilcek kimse yok. Aynı zamanda K-1'de ikinci defa son 8'e kalmış olarak MMA dünyasındaki en iyi striker (ayakta dövüşçü) ünvanını haketmiş durumda. Şaka değil, adam Bret Rogers'ı ezdi ufaladı. Badr Hari'yi nakavt etti!! (baknz Badr Hari nakavt) K-1 Final8 2010, 11 Aralık'ta! ve turnuvanın yıldızı, poster çocuğu, Wanderlei Silva'sı, Alister Overeem'den başkası değil! Peki bu değişim nasıl oldu? Çok merak ediyorum. Hani olmayacak iş değil ama.. bilmiyorum?
Diğer taraftan da bu geçtiğimiz sene içerisinde UFC ağırsikletinin kalitesi 5'e katlandı. Geçen sene Kansporu'nda Strikeforce'un ağırsiklet dövüşçülerinin UFC ağırsiklet dövüşçülerine karşı ağır bastığına yönelik bir yazı yamıştım ama artık öyle düşünmüyorum. Cain, Lesnar, Carwin, Dos Santos'dan sonra başka kimse de düşünmüyor sanırım. Muhtemelen Bloodstain Lane bile kabul eder bunu yani... Overeem'in yaptığı son 5 MMA maçına bakın. Bu seviyede bir rakiple dövüştüğünü söylemek zor...
Ah Fedor, naptın yazık ettin kariyerinin sonunu bok ettin politika, din, Rusya, M1 uğruna...