Pazar, Ağustos 07, 2011

UFC 133 undercard izlenimleri

(Kansporu için yazan: Gökhan1985)

Johny Hendricks vs. Mike Pierce
İki başarılı velter siklet maçında üstün olan taraf Johny Hendricks bölünmüş kararla maçı kazandı. Uyguladığı taktikle ve akılcı bir dövüşle maçı kazanan Hendricks bütün temel olan vuruş tekniklerinin hemen hemen hepsini ortaya koydu diz, dirsek, yumruk vs... Buna karşın Mike Pierce'in aldığı çoğu darbelere rağmen ayakta kalıp soğukkanlılığını koruyarak maça devam etmesi ne kadar savaşçı ruhlu olduğunu gösterdi. Ayrıca Johny Hendicks’in yere alma girişimelerine başarılıyla karşı koyması köşesinde niye Chael Sonnen olduğunu açıklıyordu. UFC (özellikle Dana White) hem zeki hem de sert dövüşçüleri sever. İki dövüşçüyü de daha sonraki etkinliklerde yine görücez.


Ivan Menjivar vs. Nick Pace
Bir önceki maçında bir buçuk dakikada rakibini müthiş bir dirsekle yere yıkan Ivan Menjiar, hem sikletini tartıda geçti hem de bu defa sert bir kayaya denk gelse de kazanmasını bildi. Rakibi Nick Pace daha baştan kolay lokma olmayacağını belli etse de Ivan'a göre maç içinde çok daha durağan bir çizgide dövüştü. Maçın Menjivar’a gitmesinde de en büyük etken buydu. Tabi bir de maç sonundaki olaya değinmemek olmaz. Ivan Menjivar’ın diz darbesini yedikten sonra maça kaçak devam etmesi çok çirkin bir hareketti. Öyle ki diz darbesini aldıktan sonra birkaç saniye gözünü dahi açamadı. Ancak bu durum hakemler için bir sorun teşkil etmedi ve maç puanla El Salvadorlu dövüşçüye gitti. Bundan sonra Ivan’a ünvan maçına giden yolda bir eşleşme yapılır diye tahmin ediyorum.

Chad Mendes vs. Rani Yahya
Gecenin en sıkıcı maçı sıralamasında bir numaraya oturan Chad Mendes vs. Rani Yahya eşleşmesinda en büyük etken Chad Mendes’in vur-kaç taktiğiydi. Üç raund boyunca kombineden birebir girişlerden kaçınan Mendes ilk yere almasında dahi rakibini bıraktı. Maçlarının çoğunu puanla kazanan yenilgisiz Chad Mendes, eğer ünvan maçına çıkarsa Jose Aldo’nun karşısında ne gibi durumlara düşeceğini tahmin etmek per zor olmasa gerek.

Matt Hamill vs. Alexander Gustafsson
Bir zamanlar unvan maçı için en çok göze batan adaylardan olan Matt Hamill düşüşünü sürdürdü. Rakibinin başarılı bir boks taktiği uygulaması karşısında çaresiz kalan ‘The Hammer’ artık maçlara dövüşünden önce söylediği gibi ‘oyun planım yok oraya gidip onu yenicem’ gibi bir zihniyetle çıkmaz. Köşesinin direktiflerinden çıkmayan Alexander Gustafsson için ise önemli bir galibiyet sayılır. Aslında bu maç için Vladimir Matyushenko ile karşılaşması gerekirken sakatlık nedeniyle Matt Hamill ile eşleşmiş. Ard arda üçüncü galibiyetini alan İsveçli, tahminen diğer maç Matyushenko ile o yapar. O maçı da alırsa Gustafsson için güneşli günler yakında diyebiliriz.

Jorge Rivera vs. Costantinos Philippou
(bu maç undercard'da değildi, ama Can yazmayınca ben yazdım)
İki orta karar dövüşçü olan Rivera ve Phlippou maçında galip olan Kıbrıs Rum Kesimli dövüşçü oldu. Maçın büyük bir bölümü tellerde geçti. Birkaç kayda değer yumruk, üçgen-boğma ve kol kilidi girişiminden başka bir şey olmayan maçta Rivera’yı bir kez indiren (knockdown) Rum, bölünmüş kararla maçı aldı. Vasatı geçmeyen maçta yaşına rağmen üç round ayakta kalan El Conquistador’un emekli olma zamanı gelmiş gibi görünüyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme