Salı, Eylül 27, 2011

Fantasturka ve Jon Jones'un önlenemeyen yükselişi

Türkiye'nin ilk ve tek Fantastik Filmler Festivali FANTASTURKA'ya davetli olduğum için bu haftasonu Ankara'daydım. Cuma gecesi sabaha karşı 4'e Varan'la İstanbul'dan hareket edip, Cumartesi öğlen 12'de Süpermen Dönüyor, Kilink: Soy ve Öldür, 3 Dev Adam ve Yılmayan Şeytan gibi Yeşilçam'ın unutulmaz fantastik klasiklerini izlemeye başladık. Festival boyunca sadece bu akıl almaz derecede kötü, çılgın, benzeri bulunmaz ve yürekli filmleri izlemekle kalmadık. Aynı zamanda Yılmaz Atadeniz, Çetin İnanç, Kunt Tulgar ve Levent Çakır gibi ustalarla saatler süren söyleşilerde onlarla tanışma imkanı bulduk. Sinemamızın dar görüşlülük ve kibirle sırtını döndüğü bu büyük ustaları onore etme şansını yakalarken bazen kahkahalara boğulduk, bazen gözyaşlarımızı tutamadık... Bütün bu duygu seli ve tarihi yolculuk esnasında benim de kısa filmlerimin gösterilmesi benim için apayrı bir gurur kaynağı oluyor, ve bir yandan da UFC 135'teki Jones vs. Rampage maçı aklımın bir köşesini kemiriyordu...

Fantasturka nasıl geçti?: http://bit.ly/pG3CZE
Pazar günü festival devam ederken facebook'uma giremiyor, twitter'ıma bakamıyordum. Bir gece önce sabaha karşı oynanan UFC 135 ile ilgili bir haber duymaktan ve maçları izlemeden sonuçlarını öğrenmekten korkuyordum. Cumartesi gecesi Varan'daki birkaç saat uyku üzerine bütün gün sinemada film izleyip, akşama otel odamda Barca - Atletico Madrid maçını açıp bayılmıştım. Etresi gün uyanıp yine kaldığımız yerden festivalde film izleyeme devam...

Film aralarında İstanbul'daki arkadaşlarıma attığım ısrarlı sms'lerden sonra, sonunda saat 4 gibi Arda Kumbaracıbaşı'ndan UFC 135'in filesonic linkleri emailime geldi! Hemen koşup yan taraftaki bir internetcafe'de link'leri download etmeye başlayıp festivale geri döndüm. Gece saat 9.30 gibi festivalin ödül töreninin son dakikalarında kaçıp internet cafe kapanmadan UFC 135'i yanımda getirdiğim USB disk'ime aktardım. Festivalin kapanış partisinde 'Eski-Yeni' adlı mekanda 90'ların hit Türkçe şarkılarıyla eğlendikten sonra, dönüş için Varan'a biner binmez yanımdaki arkadaşlarımdan Melis'in laptopundan maçları açtım!..


Nate Diaz vs. Takanori Gomi
Haftalar öncesinden bu dinamit gibi eşleşmenin gecenin maçı olabilceğini söylemiştim. Nate Diaz kalitesini konuşturdu, şımarık Gomi'yi yok etti... Nate Diaz'a tam not! Ancak Takanori Gomi hayal kırıklığı yaratmaya devam ediyor... Mark Kerr'den sonra MMA'deki en büyük düşüş hikayelerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Gomi'nin 2005 yılından beri etkileyici tek bir galibiyeti yok! Bir tek Tyson Griffin galibiyeti var ama Tyson Griffin karşısında aldığı inanılmaz nakavt galibiyetinin de 'şanslı bir yumruk' olduğuna artık kesinlikle ikna olduğumuz Gomi'nin bir zamanlar pound-for-pound dünyanın en iyi MMA'cileri arasında gösterildiğini hatırlamakta güçlük çekiyoruz. Önümüzde UFC'nin Japonya çıkarması olmasa Gomi'nin daha UFC'de bir tek gün kalma şansı yok derim ben... Gecenin asıl Japon yıldızı kesinlikle undercard'daki Takeya Mizugaki'ydi...
Gomi ne ayakta ne yerde Nate Diaz'a rakip olamadı.

Travis Browne vs. Rob Broughton
Sanki UFC 40'tan bir ağırsiklet maçı izledik... 15 dakika sürmesi baydı. Geçiniz.

Ben Rothwell vs. Mark Hunt
Hunt'ın armbar denediğine inanamıyorum!
Şimdi bir önceki maça laf ettikten sonra bunun da daha kaliteli olduğunu söyleyemeyeceğim ama Rothwell ve Hunt gibi iki çok sert, çok sağlam babanın maçı kesinlikle daha çok saygıyı hakediyordu. Doğrusu Mark Hunt UFC'deki performansıyla beni çok şaşırtıyor. Hunt PRIDE'da çok bomba maçlar çıkarmış ve herkesi çok etkilemişti. Ama tembel karakteri ve UFC'nin yükselen MMA kalitesi sonucunda Hunt'un UFC'de iki temiz dayak yiyip Yeni Zelanda'ya geri döneceğini sanıyordum. İki dövüşçü de maçın son dakikalarında yorgunluktan zombiye döndü, ama Mark Hunt  American Top Team ile yer oyunu çalışıp Ben Rothwell'i yenerek büyük bir alkışı haketti doğrusu. Rothwell de Hunt'tan aldığı yumruklara rağmen nakavt olmayarak boşuna buralara gelmediğini kanıtlamış oldu. Kim ne derse desin böyle maçları seviyorum.


Matt Hughes vs. Josh Koscheck
Efsane Hughes'u artık emekli olarak görmek istiyoruz. Fiziksel olarak çok nankör olan bu sporda Hughes gibi bir yaşayan efsanenin, Koscheck gibi genç ve zirveye oynayan bir savaşçı karşısında malesef şansı yok. Ha geçen ay Tito Ortiz, Ryan Bader karşısında bunun tersini ispatlamadı mı? İspatladı. Ama istisnalar kaideyi bozmuyor...

Jon Jones vs. Rampage
Gelelim gecenin heycanla beklediğimiz finaline... Doğrusu bu maçı Rampage kazanmış olsa bu maçı en sona değil en başa çakmıştım tabi ki! Ama bu halde söylenecek pek birşey yok.
Steven Seagal yine çıkıp utanmadan "Jones'a
da bu tekmeyi atmasını ben söyledim" dedi!
Evet Jon Jones hakikaten bilgisayar oyununda oyuncu tarafından özel olarak yapılmış eksiksiz 5 yıldızlı bir dövüşçü gibi. Fiziksel olarak mükemmel. Teknik olarak adamda herşey var. Söylenecek birşey yok. Eskisi kadar şımarık ve ikiyüzlü de haraket etmiyor son zamanlarda... ne diyelim tebrikler... Rampage ise ne kadar tehlikeli ve sağlam bir dövüşçü olduğunu bir kere daha ispatladıysa da, oyununu hiç geliştirmediği için malesef artık günümüz MMA'inde zirveye ulaşması imkansız gözüküyor.
Jon Jones daha ne kadar büyüyecek ve ağırsiklete geçip orda da bu performansına devam edecek mi çok merak ediyorum. İlk sağlam yumruğu yiyince ne olacak? Gerçekten bir dövüşçü yüreğine sahip mi? Yoksa sadece bir süper atlet mi? Daha kaç defa Jay Leno Show'a konuk olacak? Hangi dergilerin kapağında yer alacak? MMA'i tanımayanlar, Jones'u tanıyacak mı? .. Yani birşey tahmin etmekte çok zorlanıyorum Jones ile ilgili... Adamdaki karakter çok sevimli değil ama yetenek inanılmaz...


9 yorum:

frankello dedi ki...

türk sinemasının ve televizyonunun ihtiyacı kan ve merak.düzgün bir polisiye çekin artık allahın belaları

Can Evrenol dedi ki...

"Bir Zamanlar Anadolu'da" çok ama çok iyi bir polisiye Frankello.. çok tavsiye ederim! Vizyona girdi.

HxS dedi ki...

Jones a saygı duymak lazım. Karakteri kaypak - dönek olabilir ama kızımı vermeyeceğim sonuçta adama ring içinde ne yaptıgı önemli benim için.
Bu arada gimmick terimini bilen herkes bana hak verecektir. Jones yavaştan sanki Rashad ın gimmick iğini 'çaldı' . ring dışındaki hareketleri hatta ring içindeki maymun gibi hareketler falan. greg jackson vol.2 yapmış oldu.İlk proje başarısız olmuştu :D

Jones karşısında duracak sadece 3 isim var.Bu 3 isimde durduramazsa. LHW e Jones emekli olana kadar fazla ilgi göstermeyin derim.

1.Hendo = Jones un reach inden korkmayacak tek adam. dövüşte geri adam atmaz.Güreşi ve Hidrojen bombasıda cabası.
2.Machida = unorthodox adam seke seke içeri girip rahatlıkça Jones dan uzaklaşabilir.
3.Rashad = patlayıcı-inanılmaz hızlı-müthiş güreşçi.

HxS dedi ki...

Fantastik değilde animasyon yönünden bişeyler çıksa bizden çok memnun olurum.

frankello dedi ki...

ben hala saglikli ve motive bir shogun'ın yenebilecegini düsünüyorum.rashad'ın hiç bir şansi yok bana kalirsa

Can Evrenol dedi ki...

Bu 3 ismin Jones'la maçları kesinlikle çok heycanlı olur HxS dediğin sebeplerden dolayı aynen.

van auger dedi ki...

hendo shogunu yendikten sonra, jones u title maçında nakavt edip "gerçek kaptan amerika"lıktan süpermenliğe terfi edecek.
mark hunt galibiyet serisine devam eder inşallah, bir iki battaniyeyi nakavt etse güzel olur.2012 HW şampiyonu marko hanto!!
gominin de motivasyonu kalmamış. son bir galibiyet alıp emekli olsa iyi olurdu.

frankello dedi ki...

hendo'yu cok severim.her zaman underrated bir dövüşçü oldugunu ve yeteri kadar hakkının verilmedigini düşünürdüm bu yüzdewn fedor'u yenmesini istedim(fedoru daha çok sevsemde).ama iş shogun'la dövüşmeye geldi mi .her zaman shogun'ın yanındayim.2012 lhw champion mauricio shogun rua.

anomi dedi ki...

Dan Hendersonun Jones u yenebileceğine ihtimal vermiyorum en iyi anderson silva karşısında düştüğü duruma düşer rampage e de daha önce yenilmiş bir şahsiyettir kendileri bakmayın fedoru falan yendiğine tamamen fedorun salaklığından kaynaklı bir galibiyetti ama tabiki kaliteli bir dövüşçü olduğuda su götürmez bir gerçek

Yorum Gönder