Salı, Şubat 03, 2009

UFC 94'ten notlar...

GSP gerçeği!
UFC 94'in main event'i , spikerlerin event boyunca durmadan "gelmiş geçmiş en büyük MMA maçı" diye pazarladıkları ama kanımca çok da üst düzey bir çekiciliği olmayan 
GSP vs Penn rövanş maçıydı. İlk maç olduğu gibi galip yine GSP nam-ı diğer George St. Pierre oldu. 30 pound (13kg) gibi bir ağırlık avantajı olan GSP, BJ Penn'i yere yatırıp ground-and-pound dediğimiz kısa yumruklarla bitirdi. 4 round boyunca aşağı yukarı aynı aksiyonu izlediğimiz maç, ne kimse için sürpriz sayılırd
ı, ne de çok heyecanla izlenen bir maç olduğu söylenebilirdi. Yine de iki yaşayan efsanenin dövüşü olarak izlenmesi gereken bir maçtı. Anlaşılan BJ Penn tekrar bir alt siklete dönüp oradaki liderliğine devam edecek. 2008 yılında Kanada'da yılın sporcusu seçilen GSP, bu galibiyetle kendi sikletindeki tartışılmaz üstünlüğünü ve MMA'in en formda birkaç yıldızından biri olduğunu tekrar vurgulamış oldu.
Lyoto Machida gözünü kemere dikti
Gecenin benim için en heyecanla beklenen maçı, iki yenilgisiz light-heavyweight 
Machida ve Alvez'in müsabakasıydı. Rakiplerini üstüne çekerek, neredeyse maçların tamamında defans yapan ve kontra darbelerle sonuca giden, ve bu yüzden de çok eleştirilen Lyoto Machida, bu taktiğiyle yine büyük bir galibiyete imza attı. Rakiplerini kovalamayı çok seven Alvez, ilk roundun son saniyesinde, yerdeyken çenesine aldığı yumrukla KO oldu. Maç sonunda seyircilere "artık şampiyonla dövüşmeyi haketmiyor muyum?" diye soran Machida, seyircilerden büyük alkış aldı. Light-heavyweight sikletinde, yenilgisiz şampiyon Rashad Evans için en büyük tehtid olarak gözüken Machida, istediği şampiyonluk maçına 2009 yazında kavuşacak.

Yeni bir yıldız: Jon Jones
UFC'nin popüler ve tecrübeli isimlerinden 
Stephan Bonnar (ilk Ultimate Fighter sezonunun finalisti) bugüne kadar Rashad Evans ve Forrest Griffin'den başka kimseye yenilmemişti. Uzun bir sakatlık periyodundan dönen 'American Psycho' lakaplı Bonnar, genç Jon Jones karşısında kelimenin tam anlamıyla duvara çarptı. 21 yaşındaki Jones daha ikinci UFC maçında harikalar yarattı. Dönerek ters dirsek darbesi, Wing-Chun tekmeleri ve çeşitli döner tekmeleriyle izleyenleri büyülerken, güreş kabiliyetiyle de Bonnar'ı mat etti. Light-heavyweight sikletinde yeni ve çok sağlam bir tehdit olarak orataya çıkan Jon Jones, genç yaşındaki bu çıkışıyla, benim son bir iki sene içinde izlediğim en umut vaad eden genç dövüşçü oldu.

Karo Parisyan yola devam
Yine uzun bir sakatlık dönemin gelen başka bir yıldız isim olan Ermeni asıllı Karo Parisyan da karşısında çok sağlam bir rakip buldu. Ülkesi Güney Kore'de büyük bir yıldız olan
 Dong Hyun Kim, ilk round sonunda maçı kazanacak gibi gözüküyordu. Ancak ilerleyen dakikalarda daha az yorulan taraf Parisyan oldu ve çok küçük bir farkla da olsa haklı bir decision galibiyeti elde ederek eski günlerine dönebileceğinin sinyallerini verdi.

Seyircilerin sevgilisi Clay Guida
Agresifliği ve bitmek bilmeyen enerjisi ile UFC'nin en sevilen dövüşülerinden biri olan Guida yine iyi bir performans ortaya koydu ve antipatik ama kabiliyetli rakibi 
Nate Diaz'ı bir decision ile mağlup etmeyi başardı. (Şu saçlarını kestirse kesinlikle daha iyi performans sergileyeceğini düşünüyorum Guida'nın...)
Sonuç olarak Machida-Alvez maçı dışındaki 'main card' maçlarının heyecansız geçtiği bir event oldu UFC 94....
Aslında Parisyan-Kim, Guida-Diaz ve Jones-Bonnar maçlarının ne kadar başabaş olduğunu görünce, UFC'de de, PRIDE FC'deki gibi beraberlik kararı ve K-1'deki gibi ekstra round kuralı da olsa daha güzel olur diye düşünmeden edemiyor insan.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme