Salı, Mart 15, 2011

UFC'nin en iyi 10 maçı -bölüm2-

Kansporu için yazan:
Sefa Atılgan (TheLastEmperor)

Bu liste kabaca 1997-2007 tarihleri arasına denk geldiğini söyleyebileceğimiz Çapraz-Eğitim MMA dönemini kapsamaktadır. Listenin ilk bölümü (10'dan, 6'ya) için : http://kansporu.blogspot.com/2011/03/ufcnin-en-iyi-10-mac-bolum1.html

5. Randy Couture vs. Vitor Belfort - UFC 15 (1997)

Vitor Belfort ve Randy Couture'un ilk karşılaşması... Ağırsiklet yılları... Maçta büyük favori tabiki de kariyerindeki hiç bir maçın 2 dakika bile sürmediği Vitor Belfort! Tam bir nakavt makinası. Yaşlı Couture ise bu karşılaşmaya gelirken büyük underdog (mazlum)...

Güreş şampiyonasından yeni dönmüş olan Couture, karşılamanın ilk dakikalarını ayakta hiç sırıtmadan geçiriyordu. Bir kaç takedown (yere alma) denemesi olsa da, Vitor bunlardan başarıyla kurtuluyordu. Karşılaşmanın 2. dakikasına gelindiğinde ise Couture bundan önce ki 4 adamın Vitor'a yapamadığı bir şeyi yapmış ve hala hayatta kalmayı başarmış oluyordu. Greco-Romen güreş özelliklerini gösteriyor ve clinch'de (ayakta sarılma) daha ağır basan taraf oluyordu. Fakat Vitor da bir kaç aparkat isabet ettirmişti. En sonunda takedown'u bulan Couture, yerde hiç zorlanmadan üstünlük kuruyor ve kısa süreli ground-n-pound (yerde yumruklar) serileri yakalıyordu. Belfort uzun bir süre yerdeki pozisyondan kurtulamasa da en sonunda ayağa kalkmanın bir yolunu buluyordu. Yorgunluktan kendisini savunacak hali kalmamış olan rakibi karşısında etkili apartkatlar ve kombolar uygulayan Randy Couture, Vitor'u kafese dayayıp TKO ile mağlup ederken, büyük bir upset'e (beklenmeyen sonuç) imza atıyor ve bir daha hiç bir zaman hafife alınmıyordu (underdog olmaya devam etmesine rağmen)
maçı izle: http://www.ichatmma.com/video/849/UFC-15--Randy-Couture-vs-Vitor-Belfort

4. Frank Shamrock vs. Tito Ortiz - UFC 22 (1999)

UFC tarihinin ilk hafif-ağırsiklet şampiyonu (UFC 33'e kadar ortasiklet olarak geçiyordu) Frank Shamrock, kemerini 4. kez korumanın derdindeyken, Tito ise adını duyurmanın peşinde olan genç bir isimdi. Bu benim için özel bir maç. UFC tarihini araştırırken denk gelip izlediğim ilk maç buydu çünkü.

Frank'in etkileyici stand-up'ına (ayakta dövüş) karşı Tito'nun patlayıcı güreş özelliği!.. Frank Shamrock başlarda rakibine kontrolü bırakırken, Tito Ortiz'in kurduğu bir dominasyon vardı karşılaşmada. Ama bir süre sonra Frank Shamrock doğru anı bekliyormuşcasına kontrolü eline alıyordu (bu durumu Muhammed Ali'nin başlarda rakibinin yumruk atmasına izin vererek onu yorma ve ardından işini bitirme taktiğine benzetiyorum). Heyecanın baştan sona en yüksek seviyede olduğu karşılaşmada Shamrock, 4. raundun son dakikasına Tito'nun altında girerken birden büyük bir güçle ayaklanıyor ve rakibini tabiri caizse eşşek sudan gelircesine dövüyordu. En sonunda bu darbelere dayanamayan Tito'nun pes etmesiyle Frank Shamrock UFC kariyerindeki son maçında da kazanmayı biliyor ve efsaneler arasına adını yazdırıyordu. Maçın sonunda Tito'nun Frank Shamrock tşörtü giymeside hoş bir ayrıntı olarak geceden akıllarda kalıyordu.
maçı izle: http://www.tudou.com/programs/view/QIEmPvQT4yg/


3. Matt Hughes vs. Frank Trigg II - UFC 52 (2005)

Matt Hughes'un welterweight kemerini 2. kez kazandığı dönemdeyiz... Bu Hughes'un, GSP'yi yendikten sonra ilk kemer koruma maçıydı. Rakip eski bir dost, Frank Trigg'di. İlk karşılaşmalarında Matt Hughes rakibini ilk raundda arkadan boğarak (rear naked choke'la) yenerken çok rahat bir galibiyet almıştı. İkilinin kafeste 2. buluşması ise maç öncesi yapılan açıklamalarla iyice heyecanla beklenilen bir olay haline gelmişti.

Daha ilk rounda Trigg üstün başlıyor ve hakemin görmediği bir low blow (kasık bölgesine attığı diz) ile Hughes'u yere indiriyordu. Ground-and-pound'un (yerde yumruklar) ardından Trigg'in rear naked choke'a gitmesi karma felsefesinin gerçekleşmesi gibiydi. Fakat şampiyon geri dönüyor ve müthiş bir güçle Trigg'i omzuna alarak o unutulmaz koşuyu yapıp, slam'le rakibini kafesin tabanına zımbalıyordu! Seyirci çılgına dönüyordu! Hughes'dan bir süre sonra gelen rear naked choke galibiyetiyle birlikte karmanın değil, tarihin tekerrür etmesine tanık olunuyordu!
maçı izle: http://www.youtube.com/watch?v=tCHAntWVEps

2. Stephan Bonnar vs. Forrest Griffin - TUF 1 Finale (2005)

MMA'i gerçek anlamda Kuzey Amerika'da duyuran maç bu! İsim olarak belki listedeki diğer dövüşçüler kadar etkileyici değiller, ama verdikleri mücadele ve ilk TUF ( The Ultimate Fighter ) finalistleri olarak hayalleri için dövüşüyor oluşları bu sırayı hak etmelerini sağlıyor gözümde. Chuck Liddell'in öğrencisi Forrest Griffin, Randy Couture'un öğrencisi Stephan Bonnar'a karşı. Koçları açısından bile büyük bir merak uyandıran bir karşılaşmaydı bu...

Yumruklar, dizler, korkusuz saldırılar! İki korkusuz adamında her an nakavtı (ve UFC'ye giriş kontratını) bulabileceği anlar yaşanıyor ama pes eden olmuyordu. Heyecanın bir an bile azalmadığı maçta o klişe "kan, ter ve gözyaşı" durumu söz konusuydu. 15 dakika sonunda kimsenin 'kazanan kişi budur' diyemeyeceği bir tablo vardı. Fakat drama son ana kadar sürüyor ve Forrest Griffin'in eli havaya kaldırılırken Stephan Bonnar dizlerinin üzerine çöküyordu. Sonunda 2 genç adamın da kontratı hak ettikleri bu mücadelenin ardından Forrest Griffin şampiyonluk yoluna çıkarken, Stephan Bonnar ise veteran olacaktı.
maçı izle: http://www.mma-core.com/videos/_Forrest_Griffin_vs_Stephan_Bonnar_TUF_1_Finale?vid=10001572


1. Chuck Liddell vs. Wanderlei Silva - UFC 79 (2007)

İsmi bile heyecan verici değil mi? Bir çok listede gelmiş geçmiş en iyi UFC maçı olarak 1. sırada Bonnar vs Griffin karşılaşmasını görürüz. Ama ben bir sporsever olarak bundan daha iyi bir 1 numara bulamadım. UFC tarihinin en büyük yıldızı, PRIDE efsanesinin en büyük yıldızına karşı! "Gerçekleşmesi 4 yılı bulan dövüş" olarak bilinen bu büyük karşılaşma, eğer Chuck Liddell yarı finalde Rampage'e elenmeseydi PRIDE 2003 Middleweight ( ortasiklet ) GP finalinde gerçekleşecekti...

Wanderlei Silva'nın 7 yıl aradan sonra çıktığı ilk UFC karşılaşması beklenildiği gibi müthiş bir stand-up (ayakta dövüş) mücadelesine sahne oluyordu. MMA tarihinde strike (vuruş) dendiği zaman akla gelen en elit iki isim birbirlerini nakavt etmek için mücadele ediyorlardı. İlk iki raund biraz daha etkili olan Chuck Liddell iken, son raundda daha etkili olan kişi Wand oluyor ama Chuck bu durumdan takedown (yere alma) yaparak kurtuluyordu. Karşılaşmanın sonuna geldiğimizde ortak hakem kararıyla (unanimous decision) kazanan Chuck Liddell oluyordu.

Belki de bu maçın hoş olmayan tek bir yönü vardı. O da Chuck Liddell'in son raundda takedown'a yönelmesiydi Azımsanamayacak bir kitle bu hareketin sebebinin korku olduğunu söylerken bana göre de bu maça yakışmayan bir durumdu. Kim kazanırsa kazansın beklenildiği gibi 'gerçek bir dövüş' ilk tercihti. Fakat yine de Wanderlei kazansa da kaybetse de o vaat ettiği şiddeti bir kez daha MMA severlere göstermiş oluyordu!..
maçı izle: http://www.mmaroot.com/chuck-liddell-vs-wanderlei-silva-ufc-79-video/

8 yorum:

frankello dedi ki...

chuck liddell ve randy couture palyaçolarıyla dolu bir liste.pride'ı satın almasa rezil rüsva bi organizasyon olarak devam ederdi ufc.kısmet.

ncanerozturk dedi ki...

Fena liste olmamış.Fakat Stephan Bonnar - Griffin maçının hiç bir şekilde o yeri hakettiğini düşünmüyorum.1 numarada ise Wanderlei'nin yenildiği bir maç olması hiç hoşuma gitmedi :)

frankello dedi ki...

dana white'ın ayarladıgına şike döndügüne yüzde yüz eminim yoksa wanderlei chuck lidell gibi bi ezige hayatta kaybetmez

Can Evrenol dedi ki...

valla frankello biraz abarttın galba bu sefer ya

frankello dedi ki...

olabilr de,chuck liddell in wanderlei'i yenebilmesini yediremiyorum şahsen cünkü adam yetenek fakiri bana göre

Can Evrenol dedi ki...

ama ingilizce deyimiyle 'çok büyük bir yüreği olduğunu' ve efsanevi bir striker olduğunu da kabul etmek lazım. Brezilya'daki 98 yılında ValeTudo maçında Pele'ye karşı verdiği mücadele başlı başına bir olay bence
bknz: http://kansporu.blogspot.com/2010/02/ivc-international-vale-tudo.html

ncanerozturk dedi ki...

saç stili mohawk olmasa nefret etmezdim en azından... ama wanderlei galibiyeti olmadı be chuck... Shogun'dan yediğin dayağı izleyerek avunuyorum

frankello dedi ki...

dogrudur can ben sizin akdar anlamıyorumdur bu işten belkide ama.adamın guardı,duruşu,yumruk atışı falan ne bileyim wanderlei gibi,shogun gibi,ne bileyim bi rampage gibi heyecan verici değil.

Yorum Gönderme